DERS: Elazığ , KONU: Yumruk ... Hüseyin Gürsoy (hüsobaba) 'nın kaleminden...

Maç yazısı için tıklayınız

Konu Orduspor olunca insan şu dönemde nerden başlayıp ne anlatacağını şaşırır galiba... o kadar çok şey var ki kolay değil bir Orduspor’lu için bu günleri yaşamak. Dört haftadır üç puana hasretiz, teknik direktörümüz yok, 2004'den bu yana "dere geçerken at değiştirmemiş" , istikrara alışkın bir klübun taraftarı olarak bunu yadırgamamak zor. Beklenen sondu belki ama hazırlıksız yakalandığımızda bir gerçek. Suat Kaya’ya bugüne kadarki çalışmaları için en azından kendi adıma teşekkür ediyorum.

Konumuz yumruk neden mi?
Geçmişten bir anıyla bugünü birleştirmek istedim bu konu ortaya çıktı...

Geçen pazar günü doğan pazartesi alevlenen ortamda sezona şampiyonluk paralosıyla giren takımımızın heyecanını kaldıramayan kanların değiştirilme operasyonun başlaması ile bir haftanın yarısını geride bıraktık ve gündemimiz teknik direktör olsada oynanması gereken bir Elazığ maçı var Elazığ denildiği zaman yakın tarihten tatsız bir anı geliyor aklıma... Tarih 17 Eylül 2006... yer yine 19 Eylül Stadyumu... Orduspor 200 taraftarının 14 bin seyircisinin önünde yine bir Elazığ maçında maça fırtına gibi başlıyor, ilk dakikalarda öne geçiyor, herkes mutlu... İlk yarının sonlarına doğru biraz daha bastırıyor ama başka gol gelmiyor, soyunma odasına 1-0 önde giriyoruz. İkinci yarı biraz daha rahatız ama bir kontra atakla başlarda durum 1-1 oluyor. Ondan sonra gerçek Orduspor sahada ama futbolun şans melekleri derler ya olmuyor bi türlü... kale sahasından bile top dışarı çıkıyor. Orduspor sahada gümbür gümbür top oynuyor ama tribünlerden sadece çıt sesi duyulmakta sanki herkes skora razı, vakit öldürüyor. Maç bitti derken bir felsefe gerçek oluyor "atamayana atarlar"... Dakika 90... kısa düşen bir geri pası rakip forvet kapıp golü atıyor ve maç boyu pozisyon bulamayan Elazığspor maçı kazanıyor. Bu futbolun doğasında olan belki de güzelleştiren bir olay ama garip olan 90 dakika sesini çıkarmayan binlerce insan ciğerlerini parçalarcasına bağırıyor Elazığ! Elazığ!! Elazığ!!!

Maç sonu hem buna tepki koymak hem de gelecek hafta Eskişehir'e gidecek olan takımımıza moral vermek adına çıkışa yöneliyoruz ama birden bire yumruklar konuşuyor, takımını destekleyenler mükafatını alıyor...
Şunu vurgulamak istiyorum; Ordusporu tam idrak edememiş olanlar renkdaşına yumruk sallar ama Orduspor'u tanıyanlar, onu yaşayanlar bilir ki Orduspor bu yumruğu 40 yıldır rakiplerine vuruyor... zamanında Türk futboluna da sert bir şekilde vurmuştur...

Bugün de o günlerden birisidir... her şey aleyhimize, son bir ayda sadece iki puan aldık, bir "B planı"mız olmadığı halde teknik direktörümüzü göndermek zorunda kaldık. rakiplerimiz artık bizi bir çıkış olarak görüyor. Orduspor'u yeneceklerinden eminler. Ellerini ovuşturarak takımımızı bekliyorlar. İşte bu yüzden kendimize gelmenin yanı sıra rakibe bir yumruk atıp herkesin aklını başına getirmenin günüdür bügün... ve inanıyorum ki el ele omuz omuza verip bunu başaracağız…

İşte bu yüzden konumuz yumruk... Pazara kadar dersimize iyi çalışıp geçer not alacağımızı tüm Türkiye görecek bundan şüphem yok, çünkü Ordusporumuz kendi gücünün farkına vardığında hep zoru kolaya çevirmesini bilmiştir.


Eğildik diye düştük sanmasın kimse kalkar yumruğu vururuz biz ordusporluyuz...

Hüseyin GÜRSOY
(Hüsobaba)
Akıncılar taraftar grubu