Milano Derbisi...

İtalyan futbolu dendiği zaman, hemen hepimizin aklına gelen klişeleşmiş derbiler vardır. Roma – Lazio, Juventus – Torino, Genoa – Sampdoria vs.. Ama bence, en önemlisi Milano Derbisidir. F.C.Internazionale – A.C.Milan. Evet belki Milano derbisi, Roma derbisi kadar, nefret dolu değildir. Romalılar ile Laziolular arasındaki aşırı kutuplaşma yoktur İnterliler ile Milanlılar arasında. Ama sonuçta bu iki kulüp, İtalyanın en büyük 3 kulübünden ikisi. Ve en nihayetinde, birbirlerini sevecek halleri de yok bunların. Adı üstünde derbi. Hem İtalyanın en büyük kulüplerinden olmaları, hem Avrupada ikisinin de büyük başarılara imza atmış olmaları, hem de müthiş tribün atmosferleri nedeniyle İtalyanın en önemli derbisidir bana göre İnter – Milan derbisi. Şimdi bu derbiyi dilim döndüğünce, bilgim yettiğince sizlere tanıtmak istiyorum. Ama baştan söyleyeyim, İnterliyimdir ona göre.

Milan, 16 Eylül 1899 tarihinde, Milano’daki Du Nord Otelinin bir odasında kuruldu. Kulübün ilk adı, kurucular arasında yer alan İngiliz Alfred Edwards’ın talebiyle Milan Football and Cricket Club oldu. Kulübün ilk merkezi, Via Berchet semtinde bulunan bir şarap dükkanıydı. Kulüp kuruluştaki güçlükleri çabuk atlatarak İtalya Ligine dahil oldu. Ve kuruluşundan 2 yıl sonra yani 1901 yılında ilk İtalya Ligi Şampiyonluğunu kazandı. Bu şampiyonluğu 1906 ve 1907 yıllarında kazanılan üst üste 2 şampiyonluk daha izledi. Artık Milan, dönemin İtalyan futbolunda oldukça önemli ve büyük kulüpler arasındaki yerini almıştı. Ve bu görünüm altında, Milan’ın ve İtalya futbolunun geleceğini etkileyecek bir olayın gerçekleşeceği 1908 yılına gelindi.

9 Mart 1908 tarihinde, Milan kulübü içinde anlaşmazlık yaşayan bir grup, kulüpten ayrılmaya ve yeni bir kulüp kurmaya karar verdiler. Ve “Football Club Internazionale Milano” kulübünü kurdular. Kulübe yabancı uyruklu futbolcuları da çekebilmek maksadıyla kulübün ismini İnternazionale Milano (Uluslararası Milano) olarak seçmişlerdi. Ve bunun da bir göstergesi olarak, takımın ilk kaptanı İsviçreli Hernst Manktl olmuştu. Kulüp renk olarak Mavi ve Siyahı seçmişti. İnter de aynı Milan gibi, kuruluşundan 2 yıl sonra, yani 1910 yılında ilk İtalya Ligi Şampiyonluğunu kazandı. İnter tarihinde ilk kez şampiyonluk kupasını kaldıran kaptan İtalyan Virgilio Fossati idi. (Büyük Kaptan şak şak şak Büyük Kaptan şak şak şak). Dolayısıyla İtalyanın bu büyük ezeli rekabeti 1908 yılında başlamış oldu. İnter kurulduktan sonra, Milan’da uzun yıllar sürecek bir durgunluk dönemi başladı. Ve koskoca Milan kulübü 1907 yılından sonra ilk şampiyonluğunu 1950-51 sezonunda kazandı. Yani tam 44 yıl şampiyonluk bekledi. Ve bu 44 yıl boyunca tek bir İtalya Kupası da kazanamadı. Tabiri caizse “azap yılları” şeklinde geçen bir 44 yıldı bu Milan için. Aynı dönemde İnter ise, 1910, 1920, 1930, 1938, 1940 yıllarında İtalya Ligi Şampiyonluğunu, 1939 yılında da İtalya Kupasını kazanmış, Milano şehrinin kelimenin tam anlamıyla gururu olmuştu. (Yakışır İnter’ime).

1951 yılından sonra, her iki kulüp karşılıklı olarak şampiyonluklar kazanmaya devam ettiler. İnter, Milan’ın 1951 yılına kadar devam eden şampiyonluksuz yıllarında elde ettiği “daha çok şampiyon olma” ünvanını çok uzun yıllar elinde tuttu. Öyle ki İnter İtalya’da her 10 şampiyonluğa verilen sarı yıldızı Milan’dan tam 13 sene önce 1965-66 sezonunun sonunda göğsüne taktı. Milan ise 1978-79 sezonunun sonunda bu hakkı kazandı. İnterin son İtalya Ligi Şampiyonluğunu kazandığı 1988-89 sezonunun sonunda şampiyonluk sayıları İnter=13, Milan=11 idi. O yıldan sonra, İnterin bir duraklama dönemine girmesi ve bence daha önemli olarak Milan’ın Fabio Capello ile tam anlamıyla bir devrim yaşaması sonucunda, Milan 1991-92 ve 1992-93 sezonlarındaki şampiyonluklarıyla durumu 13-13 yaptı. Ve sonra Milan, 1993-94, 1995-96 ve 1998-99 sezonlarında 3 kez daha şampiyon olarak durumu 16-13’e getirdi. İnter 1989 yılından bu yana, o Klinsmann’lı, Mattheaus’lu, Brehme’li kadrosundan bu yana ne yazık ki şampiyon olamıyor. En çok geçen sezon yaklaştı ama son maçta kaybetti. Bu hasretin artık bitmesi, Milanla olan şampiyonluk farkı daha da büyümeden sona ermesi gerekiyor. Umarım gelecek günler İnter için iyi olur.

Biraz da her iki kulüp hakkında bazı bilgiler vermek istiyorum. İnter 13 lig, 3 İtalya Kupası, 1 İtalya Süper Kupası, 2 Şampiyonlar Ligi (StatüsüŞampiyon Kulüpler Kupası olduğu dönemde), 2 Kıtalararası (İntercontinental) Kupa, 3 UEFA Kupası kazanmış. Simgesi Ejderha. (Yılan olduğu da iddia edilir ama interin simgesi yılan değil ejderhadır). Ayrıca İnter İtalya’daki faşist yönetim döneminde, bu yönetiminde baskısıyla Milanese Unione Sportiva kulübüyle birleştirilmiş ve 1928 – 1945 yılları arasında Ambrosiana İnter adını almış. Faaliyetine bir dönem bu isimle devam etmek zorunda kalan İnter, 1930-1940 yılları arasındaki İtalya Ligi Şampiyonluklarını da (1930-1938-1940) bu isimle kazanmış. Daha sonraki dönemde ise tekrar FC. Internazionale ismine geri dönmüş. (Çok da iyi yapmış).

Milan ise, 16 lig, 4 İtalya Kupası, 4 İtalya Süper Kupası, 5 Şampiyonlar Ligi (4’ü statüsü Şampiyon Kulüpler Kupası olduğu dönemde), 2 Kupa Galipleri Kupası, 3 Avrupa Süper Kupası, 3 Kıtalararası (İntercontinental) Kupa kazanmış. Simgesi Şeytan. Milan’ın tarihinde 44 yıl boyunca şampiyon olamama ve İtalya Kupası alamama gibi kara bir dönemin yanında, bir başka kötü anı daha var. O da takımın 1979-80 sezonunda İtalya Ligindeki şike olaylarına karışarak 2.lige düşürülmesi. (Valla İnterliyim diye söylemiyorum ama, 10 tane daha Şampiyonlar Ligi de kazansa, bu lekeyi tarihinden silemez Milan). Takım bir sezon ikinci ligde mücadele etmiş ve ertesi sezon tekrar 1.lige yükselmiş. Ancak o sezonda da 16 takımlı ligde 14. olmuş ve yeniden Serie B’nin yolunu tutmuş. Bir sezon sonra ise tekrar Serie A’ya yükselmiş. Yani meşhur Milan’ın tarihinde 1980-81 ve 1982-83 sezonları olmak üzere 2 sezonluk bir ikinci lig tecrübesi !! var.

Yine ilginç bir not, Milan 1977 yılından bu yana, İnter de 1982 yılından bu yana İtalya Kupası kazanamıyorlar.

Bu büyük derbi hakkında son olarak değinmek istediğim bölüm ise, tabii ki iki kulübün taraftarları. Malumunuz, bu iki kulüp maçlarını Milano’daki eski adıyla San Siro, yeni adıyla Guiseppe Meazza stadında oynuyorlar. Bu stadı ortaklaşa kullanıyorlar ve biri içerdeyse, biri deplasmanda oynuyor. Fikstür buna göre ayarlanıyor. Milan fanatiklerinin konuşlandığı tribün güney tribünü. Yani Curvasud. İnterlilerin tribünü ise kuzey tribünü. Yani Curvanord. Her iki kulübünde tribün yükünü çeken belli başlı grupları var. Bizim İnter’de grup sayısı daha fazla. Curvanord’un başlıca gruplarını Ultras, Boys San, Boys Roma, Viking, İrriducibili İnter, Brianza Alcoolica olarak sayabiliriz. Curvasud’da ise irili ufaklı bazı gruplar olmasına rağmen, asıl yükü iki büyük grup çekiyor. 1968 yılında kurulan Fossa Dei Leoni ve 1975 yılında kurulan Brigate Rossonere grupları. (Laf aramızda şu Brigate Rossonere grubunun ismine hastayım yani. Söylerken bile insan gaza geliyor). Fossa dei Leoni, Aslan Yatağı anlamında. Brigate Rossonere ise Kırmızı Siyah Tugay anlamına geliyor.Bu gruplar ile ilgili olarak, curvanordmilano.it, fdl.it, ve brigaterossonere.it adreslerine girmenizi tavsiye ederim. Adamlarda 1970 lerde bile ne tribünler varmış. Bu arada İtalyan derbilerinde bir gelenek halini almış olan “kareografileri” herkes biliyordur zannediyorum. Yine bu sitelerde, bahsettiğim kareografilerin de resimleri var. Tek kelimeyle muhteşemler gerçekten.



ALINTIDIR...