KARŞIYAKA", bir ilçe adı... İzmir'in karşı yakasındaki ilçenin adı. İzmir'le arasındaki mesafe vapurla ya da otobüsle yaklaşık yarım saat...
Karşıyakalılar da İzmirliler gibi simitin asıl adının gevrek olduğunu, ayçiçeğinin çekirdeğine çiğdem denmesi gerektiğini ve kumrunun sadece bir kuş adı olmadığını bilirler. Ve Karşıyakada da yeni yıkanmış balkonlarda içilen bir çayla uğurlanır güneş yaz akşamlarında. Kısaca, bu açıdan bakılınca Karşıyaka ile İzmir arasındaki tek farkın plaka numaralarında olduğu düşünülebilir.
Oysa ki çok fark vardır aralarında. Boşuna değildir Karşıyakalıların plaka numaralarını 35 1/2 'a dönüştürmeleri. Bu dönüşüme günümüzden kültürel nedenler bulmak bir yana, tarihsel kanıtlar dahi getirmek mümkündür.
Örneğin İonia öncesi dönemde, o zamanki adı ile Smyrna'nın (yani İzmirin) sınırı melez çayına kadardır. O çayın kuzeyinde yani bugünkü Karşıyaka'nın olduğu yerde, güneydekinden farklı bir dil ve kültür bulunmaktadır. Ve bu kültürde barbar güney kültürünün aksine yerleşik bir yaşam ve uygarlık anlayışı hakimdir. Sırf bu ayrıntı bile Karşıyaka'nın kendi uygar mirasına sahip çıkıp barbar güneylileri reddetmesine yeterli bir sebep değil midir? Ama daha çok sebep vardır 35 1/2 için.
Sanılmasın ki Karşıyakalılar takımlarına aşıktır ve onun için stadlara, salonlara gelmektedirler. Karşıyakalılar ilçelerine aşıktır ve kulüp onun sadece bir parçasıdır, ayrılmaz bir parçası. Karşıyakalılar mahallede top oynarken bir abinin elinden tutup maça götürmesi ile takımlarını sevmeye başlamazlar.
Karşıyakalılar doğdukları yerin sevgisiyle büyümüşlerdir ve 8 9 yaşlarına geldiklerinde zaten haftasonlarında stadlara ve salonlara gitmeye alışmışlardır. Karşıyakalılar ilçelerini ve kulüplerini sevdikleri için, Karşıyaka'yı yalnızca futbolda değil diğer branşlarda da desteklerler. Üç büyüklerin voleybol takımları ankara'ya deplasmana geldiklerinde ankara tribünlerinde ne ankaradaki "üni"lerini ne de başka bir taraftar grubunu göremezler. O gruplar yalnız futbol maçlarına gelmektedir çünkü. Karşıyaka ankaradaki tüm voleybol maçlarında arkasında Karşıyakalıların desteği ile oynar.
Karşıyakalılar kendilerini 35 1/2 diyerek ayırırlar çünkü onların kulüplerinde başkan, kongre konuşmasına, alınacak futbolcuların listesi ile başlayıp konuşmayı kendi yönetiminde, futbol takımının nasıl büyük başarılar kazanacağını sıralayarak bitirmez. Yalnızca Karşıyaka'da bir başkan judo şubesine ilgi göstermemekle suçlanır ve sonunda T.V.'ye çıkıp konu hakkında açıklama yapmak zorunda kalır.
35 1/2'tur sadece, her hafta maçlarını deplasmanda oynayan. Karşıyakalılar her hafta otobüslerle Alsancak'a giderler. Bir deplasmandır alsancak, tek farkı diğerlerinden daha yakın olması olan.
Karşıyakalılar kendilerini 35 1/2 diye ayırırlar çünkü Mustafa Kemal bir İzmir ziyaretinde Karşıyaka'ya geldiğinde Karşıyakayı "daha bir farklı" sevdiğini söylemiştir. Karşıyakalılar da atalarının sözünden hareketle kendilerinin daha bir farklı olduğunu savunurlar.
Pek çok belde insanı kurtuluş savaşına katılmış ve şehit düşmüştür ama yalnız Karşıyakalılar ve yalnız Karşıyaka Spor Klübü üyeleridir yunan kralının isteği ile atina'ya götürülüp atina meydanında idam edilen. İzmirden mübadele ile ayrılan rumlar yunanistanda yeni Smyrna adında mahalleler kurmuşlardır ancak onlardan ayrı olarak yeni Kordelyosu kuranlar da yalnız Karşıyaka'dan göçenlerdir.
Yalnız Karşıyakalıların amigosudur, yurtdışında Fransa'da eğitim görmüş olan, başka takımların amigoları gibi çaycılıkla iştigal etmeyen. Daha pek çok sebep sayılabilir. Mesela Karşıyaka'nın fiziki özellikleri, sosyal şartları konu edilebilir ama sanırım fazla uzatmamalı bu yazıyı. Yalnız insanların neden kendilerini Karşıyakalı olarak tanımladıklarına dair son bir sebep daha söylemek istiyorum: Tam 35'ten tutun da harbi 35', en 35'e kadar pek çok 35 vardır İzmir'de. Ama yalnızca bir tane 35 1/2 vardır... "Olmasın kalbimde acı bir sızı Ufkunda dalgalansın yeşil kırmızı..."