Fenerbahçe Group İzmir kuruluş hikayesi...

Group İzmir
'den Tolga abinin kaleminden...

1991 senesinde okulu bitirip İzmir'e geri dönmüştük. Her sene en az 3-4 derbi maç olmak üzere otobüse atlayıp İstanbul'a maça gelirdik yalnız başımıza. Eski garajın olduğu zamanlar, maçtan bir gün öncesinin gecesi saat: 24.00 ya da son araba 01.00 arabasına bilet alırdık çogu kez. O senelerde bazen Altay bazen Karşıyaka çıkardi 1. lige, ya Atatürk'de ya da basket maçlarında Alsancak'dan sima olarak gördüğümüz dostlardan da tek tük görür olduk sonraları garajda. Kimsenin birbirinden haberi yoktu o zamana kadar. Bazen stat yanında köşe burgerden Dereağzına giden ara yolda karşılaşır sende mi geldin diye saşırarak bira içerdik hep birlikte.

Sonra bir aksam birkaç kişi garajda karşılaştık yine ve son İstanbul arabasına bilette pazarlık edip bindik. Son arabalar pek dolu olmazdı, kimse olmasa bile o şekilde kalkarlardı. O yüzden muavinler adam bulmaya çalışır ve bu nedenle de pazarlığa açık olurlardı. Bu iş hoşumuza gitmişti. 3-5 kişi olunca pazarlık gücümüz oluyordu.

Bir gece yine garajda yaklaşık 15-20 kişi toplandık ve Pamukkalenin arka tarafını komple aldık. Sahtekar Hidayet, fare gibi arkadaşlar da vardı aramızda. Muavinin elinden top kek tepsisini aldılar. Diger yolcular şamatadan bayağı bir rahatsız oldu ve o gece de bizim için dönüm noktası oldu.

O vakitten sonra özel araçlarla İstanbul'a gitmeye başladık. Toplanır 3-4 araba yola çıkardık. Bazen yorulunca arabayı benzinliğe çeker hep beraber uyurduk. Köşe burgerin önünde buluşur, Kalamış parkında yatardık. Yine bir maçta Fenerlist üyesi olan İbrahim abi ile tanıştık. İbrahim abi Yaşarbank'da çalışıyordu.

 

 

İzmir'deki Fenerbahçelileri örgütlemeye çalışıyorduk. Bursa'da 50 adet Fenerlist poları ve sweatshirt'ü yaptırıp herkese dağıttık (sonra o ürünlere group yazısı yazdık, ilk ürünümüz oldu.). Fenerlist o zamanlar büyümeye çalışan ve bayağı bir organize gözüken hemen hemen tek sağlam oluşumdu.

Bir Altay maçında 1000 adet ‘'gelin tanışalım'' diye broşür yazı yazıp dağıtmıştık. Sonra ertesi gün Fuar'da bekledik 7-8 kişi geldi. Gelenlerin de bize hiçbir zaman hayrı olmadı. Ama yine devam dedik. TV den toplu maç seyretme organizasyonları yaptık. Ama 100-150 kişi falan toplanıyorduk.

İbrahim abi Karşıyaka'da oturduğu için 2-3 defa Karşıyaka Lunapark'da toplandık. Yavaş yavaş kaynaşmaya başlamıştık. Bir gün Karşıyakalılar lunaparka geldi, tadımızı kaçırdılar. Selçuk abinin yeğenine Göztepeli diye sardılar, bayağı bir üzüldük.

Bu arada İstanbul'a da otobüs organizasyonlarına başladık. Müthiş zevk alıyorduk beraber maça gitmekten. İbrahim abiyi Fenerlistten sudan bir sebepten çıkardılar, biz de kendi başımıza hareket etme kararı aldık. Dernekte de bir çalışma olup olmadığını öğrenmeye çalışıyorduk. Madem cefayı çeken biziz, koşturan biziz, bu dernekte kimler var diye merak ediyorduk.

 

Aykut abi ile o zaman tanıştık. Aykut abi eski yönetimlerde yer almıştı ama bir iş meselesi nedeniyle üyelerden biriyle ters düşmüş ve o yüzden de dernekten ayrılmıştı. Bize derneği çok anlattı. Siz girin ben sonra gelirim dedi. Dernekte Efes otelinin karşısındaki eski yerinde, gittik konuştuk. Osman Bey başkan, Şehmus Bey başkan yardımcısıydı. Osman Bey kasım ayında olmamıza ragmen bizden yılın başından beri tüm aidatlari ödememizi istedi. Moralimiz bozuldu, oradan ayrıldık.

Daha sonra Yaşarbank battı, İbrahim abi de emekli olup Karşıyaka'da bir internet café açtı. Yeni karargah yerimiz orasıydı. Arada toplanır, bir internet sitesi kurulması için fikir tartışırdık.

Fenerlistçilerden ayrılmıştık, bir tarafta ünifeb vardı. GFB de o senelerde kuruldu. Taraftar 3'e 5'e bölünmüştü. Dedik bizim İzmir'de böyle bir lüksümüz yok. Bir oluşum başlatalım ve bu gruplar üzeri birleştirici bir rol oynasın.

Bu arada Şehmus Bey bize kıyak yaptı ve gruptan 10 kişi derneğe üye olduk. Hem gruplar üstü bir olusum olsun hem de derneğin gençlik kolu gibi çalışarak dışarıdakı taraftarın derneğe bağlantısı sağlansın istedik. ''Fenerizm'' adıyla bir de internet sitesi oluşturduk. Ama host ücreti yüzünden ve fazla ugraşmamamız nedeniyle bir kaç ay sonra site kapandı. İbrahim abi ile de aramızda problemler çıktı. O da ekmek kavgasına daldı, bizlerden ayrıldı.

Dernek dışında çok fazla arkadaş vardı. Dernek aidatını veremedikleri için biz onların adına sözcü olduk dernekte. Otobüs organizasyonlarını hızlandırdık, dernek de bizim evimiz gibi oldu. Üye olmayanlar da oranın resmiyetinden faydalansın istedik. Otobüsler 1 iken 5, 5 iken 10 oldu. Bu sektördeki arkadaşlarımız sayesinde giyim ürünleri de dizayn ederek grubun daha çok tanınmasını sağladık. Herkesle iyi olmak ortak hedefimiz oldu. Bazen İngiliz ile İrlandali'yi bir arada yaşatmaya çalışan yeşil hat askerliği yaptığımız oldu. Kah rakip taraftarların korkulu rüyasi olmayı sağlayarak kah da bizim İrlandalı'larla ugraşarak bu zamanlara geldik.

Şimdi artık kulüp bile bizi tanıyor. Bizim abilerimizin bize yapamadığını kardeşlerimize yapalim istedik. Bazen birimiz çıktı otobüsü karşıladı bazen öbürümüz toplu maç bileti aldı. Paralarını sonra topladık ya da toplayamadık. Sadece gözlerinde o ışıgı gördüğümüz, kalbinde Fenerbahçe sevgisini hissettiğimiz insanları hep bir arada buluşturalım istedik. Şimdi hepimiz birbirimizi sadece maç için değil her zaman arıyoruz. Düğün, askerlik, ölümde hep birbirimizin yanında olmaya çalışıyoruz. Ortak payda Fenerbahçe olduğu için birbirimizle olmaktan zevk alıyoruz.

Bizim kitabımızda "rakip taraftarı tanımayız." yazar, bu da bizi diğer oluşumlardan ayrı kılar. Ben İstanbul'da birçok dernek ve taraftar oluşumu gözlemledim. İnanin hiç biri Izmir'deki insanların sıcaklığından ve aynı dili konuşmamızdan bizlerin yanına bile yaklaşamaz. Bizler bunun kıymetini bilelim ve hep beraberliği düsünelim.

GROUP IZMIR SENI SEVIYOR FENERBAHÇEM!