Bir Sevda Düşünün .. (Gökhan SEZER 'in kaleminden) - 18.03.2008 -

Bursaspor taraftarları

Bir sevda düşünün...
Sonu gelmeyecek,uçsuz bucaksız bir sevda...
Yüreğimizin kanatlanıp uçtuğu,tadından doyum alamayacağımız bir sevda...
Aynen Bursasporlu olmak gibi...
Bir çocuk düşleyin...
Doğduğundan,yetişene kadar ona ailesinin verdiği emekleri...
İçlerinde büyüttükleri o tarif edilmez sevgiyi...
Tıpkı Bursaspor gibi...

Süper Lig’e veda ettiğimiz o kahrolası günün içimizde söndüremediğimiz ateşi halen taze.. dumanları tütüyor daha. Ama umutlar yaşattı ya da oyaladı ne denirse densin 2 sezon beklemenin ardından yanaşılan bir liman. Süper Lig… Onbinlerce yürek hep aynı hedefte birleşmişti çünkü ve bu hedef artık Bursaspor’a olduğundan daha çok sarılmaktı. Sevmekle başlamıştı herşey… ve sevgi de emek istiyordu. Kentin başının tacı Bursaspor başladığı 34 haftalık savaşı zaferle noktalamalıydı, noktaladı. Sakaryaspor maçından sonra Heykel’e çıkıp da doyasıya yaşadığımız o şampiyonluk denen şeyin coşkusu geçmiş yönetimlerin yaşattığı acılar yüzünden evde yatağımıza girene kadar sürmüştü ve yatakta tek bir şey düşünmek zorunda kalmıştık. Biz seneye ne yaparız..?

Kulüpte ve kentteki dinamiklerin hepsi ki başta biz Texas,figüran rolüne değil başrole soyunmalıydık. 9 ay boyunca vizyonda kalacak bu içi endişe ama güven ve sevgi dolu film mutlu sonla noktalanmalıydı. Çünkü bunu hak ettiğimize hem biz hem de ulusal basın canı gönülden inanıyordu. İstisnalar kaideyi bozmaz denirse tüm Türkiye.. Filmin gala gecesini kardeşlerimizle omuz omuza izlemiş ve berabere kalsak bile centilmenliğin sevincini yaşamış,bize gangster diyenlerin yüzlerini kızartmıştık.

Sezonun 31 haftası iyisiyle kötüsüyle aşılmıştı. Bir aralar beşinciliğe kadar yükselsek de makus kader yine bize bakıp bakıp kahkahalar atıyor.2.lig korkusunu yine yüzümüze gözümüze bulaştırıyordu. Ama inanç tamdı ve beklenen gün gelmişti.

Tek bir maçta 3 şey biden hedefleyen bir taraftar ve takım görülmüşmüydü daha önce? Ben hatırlamıyorum. Bursaspor taraftarı 2 seneden beri sadece 2 sözü kendisine özlü söz olarak seçmişti. Bunlar ‘Beklenen gün gelecekse çekilen çile kutsaldır’ ve ‘Ya sabır’dı.Beklenen gün gelmiş yani Beşiktaş ile olan maçımız gelmiş çatmıştı. 2 sene boyunca taraftarların arasında yaşanabilecek olayları ulusal ve yerel medya dalga konusu yapmış zaman zaman önemsense de bu çok uzun sürmemiş ve tehlikenin Bursa dışında bir yerde halen farkına varılamamıştı. O gün gelip çattığında ve saat maç saatini gösterdiğinde müthiş bir atmosfer başta Atatürk Stadı olmak üzere tüm Bursa’yı kaplamış, onbinler stadı hıncahınç doldurmuş, stada gelemeyen nice onbinler ise kahveler doluşmuştu. Ve beklide tarihte ilk defa Bursa’daki kahvelerde rakip takım seyircisi gelip maç izleyememişti.

Maçın başlangıcında sahaya çıkmak için koridorun çıkışına gelen Bursaspor’u elleri kırılırcasına alkışlayan taraftar Beşiktaş sahaya çıkarken ise Ulusal ve Yerel Medya’nın günlerce bahsettiği o müthiş tezahüratı yani Tekbir’i söylüyor, öleceksek bu maçta ölelim diyordu. Bu maçın iki ihtimalli olduğu biliniyordu. Bu maçı ya Bursaspor kazanacak yada maç berabere sonuçlanacaktı.Diğer sözü bile geçmeyen sonuç ortaya çıkarsa maçın biteceğini düşünen yoktu.

Peki ya satırlar önce bahsettiğim 3 hedef neydi. Birincisi;oynadığı alicengiz oyunlarıyla bizi küme düşürdüğü herkes tarafından bilinen Beşiktaş’ı kurbanlık koyun gibi acınası hale düşürmek ve bir anlamda kaybolan, boşa harcanan o iki yılın hesabını sormaktı.

İkincisi; bizi Süper Lig’den eden Beşiktaş’ı şampiyonluktan ederek ikinci acıyı yaşatmaktı. Üçüncüsü ise; küme düşme tehlikesinden kurtulmaktı. Maç bitti. Maç sırasında ve skor tabelasında kaybolan o iki yılın hesabının daha 1 etabı soruldu. Beşiktaş şampiyonluktan edildi ve küme düşme tehlikesinden kurtulduk. Ama bunu unutmayın ki hesap daha tam anlamıyla sorulmadı ki hesap kapansın. Kapandı diyenler ise geleceğe baksın...!