Karşıyaka 2-2 Diyarbakırspor ... Karşıyaka tribününden DuncanKsk 'nin kaleminden...

 

Geçen cumartesi akşamı yine yollara düştük Karşıyaka’mızın maçı için. İkinci hafta gelen Altay galibiyeti bize hem moral verdiğinden hem de iyice ümitlendirdiğinden büyük bir şevkle maça gittik. Rakibimiz Diyarbakır’ı hazırlık maçında farklı yenmiş olmanın da verdiği güven vardı. Ramazan ayı olması sebebiyle boş olacağını düşünüyordum tribünlerin. Stada geldiğimizde maç başlamak üzereydi fakat dışarda hala uzun kuyruklar vardı. Tam İstiklal Marşımız okunurken stada girdik. Polis kontrolünü geçer geçmez durduk ve milli marşımızı söyledik. Açık tribün tahminimden doluydu. İlk birkaç dakika nereye oturacağımızı bilemedik ve karar verene kadar maçı kaçırdık diyebilirim. İyi ki kaçırmışız, geçen haftalardaki Karşıyaka’nın yerinde yeller esiyordu. Arka arkaya iki pas yapamayan, ayağında top tutamayan, rakibe baskı kurmayan ve mücadele etmeyen bir takım izliyorduk. Yine geçmiş senelerde olduğu gibi bizi tribünde sinir krizlerine sürükleyen bir takım vardı kısacası sahada. Rakip Diyarbakır ise sahada takımımızın yapması gerekenleri uyguluyordu. Hiç de kapanmadan, ayağa pas yaparak, topu öldürmeden futbol oynuyorlardı. Nitekim rakip takımın golü gecikmedi. Defansımızın hatasından yararlanarak golü buldular. Kaleye dikey paslarda kademe hatası yapıyorduk. Kötü oyunumuza rağmen bulduğumuz az sayıda gol şansını değerlendiremedik. İkinci yarıda düzeliriz ümidiyle beklemeye başladık. Devre başladığında biraz hareketlenme olduysa da bu iyi oyuna dönüşmedi. Sadece mücadele gücümüz biraz artmıştı. Yine bir adam paylaşımı hatası sonucu kornerden gol adeta geliyorum dedi. 70. dakikayı geçerken 2-0 yenik duruma düşmüştük. Oyunu tekrar başlattıktan sadece bir dakika sonra ceza sahası içinde düşürülen oyuncumuz sonrası hakem penaltı noktasını gösterdi. İlk iki hafta kabusumuz olmuştu penaltılar. Bu maçta ise maça ortak olmak için son şansımızdı. Olcan ile bulduğumuz golle birlikte oyunun akışı değişti. Sahada bambaşka bir Karşıyaka vardı. Golden yalnızca birkaç dakika sonra baskı sonucu kazandığımız kornerde bu defa Ahmet, şık bir kafayla bizi çıldırttı. Beş dakikada bulunan iki gol, biri maçın başında biri sonlarda olmak üzere direkten dönen iki top, son dakikalarda Diyarbakır kalecisinin 90’dan çıkardığı inanılmaz top bizim belki de iki puanımıza mal oldu. Takım sadece bir devrenin yarısı kadar bir süre iyi top oynadı ve mücadele etti. Bu maçta 2-2 beraberliği sağladıysak da ilerisi için iyi bir işaret değil. Sportif danışmanımız Rıdvan Dilmen’in dört hafta sabredin dediğini düşünürsek takımımızın hazır olması için biraz daha süreye ihtiyacı var. Altay maçında oynanan oyunu gördükten sonra bu takımın iyi işler yapacağına inancım kesin. İlerleyen haftalarda yine berabere kalabilir, hatta yenilebiliriz de. Bunların hiçbirine üzülmemek gerekir. Dünyada ölümden başkası yalan diyor ya şarkı, gerçekten de öyle. Maç sonrası aldığımız acı haber bize her şeyi unutturdu. Karşıyaka ve İzmir basketboluna,  genç yaşında çok emek vermiş, hem altyapıda, hem federasyonda hem de organizasyonlarda önemli görevler üstlenmiş, İzmir bayan basketboluna önemli bir soluk getirmiş, şampiyon olan 1991 doğumlu yıldızlarımızın yetişmesine önemli katkılarda bulunmuş çok değerli bir arkadaşımızı kaybettik 15 Eylül Cumartesi gecesi. Hepimizin çok sevdiği Burak Ural, Altınyol’da kaza geçirerek hayatını kaybetti. Bizleri de derin bir kedere boğdu. Azrail bu kez kahpece bir tuzak kurdu sevgili Marcus’a. Halbuki daha nice kazanılacak maçlar, tutulacak istatistikler ve yapılacak önemli işler vardı. Genç yaşta kaybettiğimiz Burak kardeşimize Allah’tan binlerce kez rahmet diliyorum, diliyoruz. Kederli ailesine de başsağlığı ve sabır diliyoruz. Kabullenmesi çok zor bu olayı duyduktan sonra bir kez daha düşündüm ki, şu fani dünyada hiçbir şey için çok fazla üzülmemek gerek. Hayatın acı gerçeği bazen yüzümüze öyle sert vuruyor ki ayağa kalkamıyoruz kolay kolay. Olsun varsın kaybedilen üç puanlar, yenenler son saniye basketleri olsun. Volkan kardeşimizi kaybedeli henüz kırk gün olmamışken, ikinci bir kardeşimizi kaybetmek gerçekten çok ağır oldu. Umarım başta maçlara gelen giden Karşıyakalılar olmak üzere herkes daha dikkatli olur ve kurallara daha çok riayet eder. Böyle tatsız haberleri artık almak istemiyoruz. Yoksa bir puan olsa ne olur üç puan olsa ya da hiç olmasa ne olur…..